SİSTEMİK MERAK
Nesnelerle başlayan ama sistemlere doğru büyüyen bir merak.
Mertcan Avcı, nesnelerle başlayan ama sistemlere doğru büyüyen bir merakla çalışır. Bir ürünün nasıl göründüğünden önce, neden o biçimde var olduğu ve hangi yapının parçası olduğu sorusunu önemser.
Bu merak; atölyelerde ve atölye çalışmalarında, dijital platformlarda, sensör ağlarında ve veri katmanlarında aynı biçimde işler. Fiziksel ya da dijital fark etmeksizin, her üretim bir düzenin içine doğar. O düzen doğru kurulmadığında, en iyi fikirler bile etkisizleşir.
ÜRETİM PRATİĞİ
Karmaşık sistemlerin içinde üretme pratiği.
TÜBİTAK tarafından bölge dereceleriyle tanınan projelerden, NASA tarafından ödüllendirilen çalışmalara; üniversite yıllarında üretim laboratuvarlarının kurulmasından, UNICEF için insan odaklı tasarım süreçlerine kadar uzanan bir hat oluşur.
Endüstriyel tasarım burada yalnızca biçim üretimi değildir. İnsanların, teknolojilerin ve kaynakların birlikte nasıl hareket ettiğini anlamanın yoludur. Bu yüzden ilgi alanı, tekil ürünlerden çok onları mümkün kılan yapılar, akışlar ve karar mekanizmalarıdır.
YAPISAL ODAK
Yapıyı kim tasarlarsa, sonuçlarını da o belirler.
Zamanla görünen bir gerçek ortaya çıkar: Bir yapıyı kim tasarlarsa, sonuçlarını da o belirler. Şeffaf olmayan sistemler, yanlış teşvikler ve kopuk geri bildirim döngüleri, niyetleri ne olursa olsun insanları hatalı yönlere iter.
Bu nedenle odak, bireyleri yönlendirmek değil, içinde hareket ettikleri zemini doğru kurgulamaktır. Kurulan platformlar, atlaslar ve dijital araçlar bu zemini daha adil, daha verimli ve daha okunur hale getirmek için vardır.
GELECEK ALTYAPISI
Gelecek, öngörülecek bir sahne değil; bugünün sistemleriyle inşa edilen bir altyapıdır.
Gelecek, öngörülecek bir sahne değil; bugünün sistemleriyle inşa edilen bir altyapıdır. Buradaki üretim, şu anı daha işler kılarken aynı zamanda sonrakiler için sağlam bir temel bırakmayı hedefler.
Her çaba, bugünü iyileştirirken gelecek için dayanıklı bir temel bırakma amacını taşır.